Milli ve dini iki güzel bayramımızın denk gelmesinin mutluluğunu yaşıyorum. Ne zaman 23 Nisan Ulusal Egemenlik günü gelse ya da Ramazan bayramı çocukluğumdan gelen bir heyecan ve neşe hissediyorum.
Birinde aklıma günlerce hazırlık yaptığımız gösteriler, heyecan, tüm okullardan gelen ekiplerin birlikteliği, renkli kıyafetler, bayram yeri, ailelerin o kalabalık içinde çocuklarını izleme çabası, ve coşkulu kutlamalar gelirken,
Diğerinde, günler öncesinden alınan bayramlıklar, aile ziyaretleri ve alınan harçlıklar:) evdeki hazırlıklar, arkadaşlarla kapı kapı toplanan şekerler… geliyor.

Çocukluğumun güzel hatıraları…
Amacım nostalji yapıp enerjimizi geçmişe hapsetmek değil, aksine oradan daha güçlü enerjileri çekmek.
Yeri gelmişken buraya küçük bir not düşelim;
“Ahh ahh hey gidi o eski günler “ diyerek An’ın enerjisini kaçıran dostlarım, Aman Dikkat !!! enerjimizi koruyalım.
Geçmişteki her anıya “elimizden kaçtı, gitti bir daha biz bu güzellikleri yaşayamayız “, düşüncesi ile bugünden bir özlemle bakacak olursak, bu durum bizi An’ın hediyelerinden alıkoyar ve enerjimizi kaybederiz. Yaşamdan keyif alamayacak hale geliriz.
Bunun yerine geçmişteki enerjilerden güçlenebiliriz.
Nasıl mı?
İçimizdeki çocuk çalışması…
Bugün çok sevdiğim, seansçılarımda da etkisini fazlasıyla gördüğüm bir çalışmayı paylaşmak isterim sizinle.
Oldukça geniş bir alanda kullanılan bu çalışmanın birden fazla da uygulanışı bulunmakta, hepsindeki temel amaç içimizdeki küçük çocuğun masum, saf, duru enerjini hatırlamak, bununla birlikte varsa onun incinmiş, yaralı kısımlarını da iyileştirmek.
İçimizdeki çocuğa ulaştığımızda, hak ettiğimiz zaten doğuştan layık olduğumuz o koşulsuz sevgiyle gelen her şeyi , belki unuttuğumuz, ya da bize unutturulan her güzelliği kendimize hatırlatırız.
Ben şiir yazmazsam, Yitirir dilini içimdeki çocuk
Şükrü Erbaş
Gelin o mutlu çocuğa birlikte gidelim…
Gözlerinizi kapatın, lütfen
Derin nefesler alırken, nefesinizi takip edin.
Parlayan ışıltısıyla o küçük halinizi görün, onun coşkuyla dansını ya da bayram harçlıklarını sayarken ki heyecanını, yeni kıyafetlerle gezerken ki mutluluğunu …Dilediğiniz kadar ana gidebileceğiniz gibi tek bir andan da bunu yapabilirsiniz
Şimdi onun yanına gittiğinizi hayal edin, ve sizi gördüğündeki tepkisine bakın,
Sizi tanıyor mu? Şaşırdı mı? Yoksa tanımadı mı?
Tanımadı ise kendinizi tanıştırın lütfen “ ben senin 2023 teki halinim, ben de Neslihan, seni görmeye geldim. Nasılsın? Ne kadar da güzelsin. Seni görmek çok güzel. Bana bugünü, bu mutluluğu hediye ettiğin için çok teşekkür ederim. Sana sarılabilir miyim? “
Eğer izin verirse kalpleriniz üst üste gelecek şekilde sarılın ve onun o muazzam enerjisini içinize çekin hatta onunla bir ve bütün olun.
Sarılmanıza izin vermediyse, ona saygı duyun ve sarılmayın. Sohbetinize devam edebilir, size güvenmesini sağlayabilirsiniz.
Gözlerindeki pırıltıdan akan enerjiyi sizde gözlerinizle içinize alabilirsiniz.
O anda kendi tarzınızla, içinizden nasıl geliyorsa onunla konuşabilir, o küçük çocuğun bugünki sizi iyileştirmesine izin verin.
Bazılarınızın sesini duyar gibiyim. “ Hocam ya anılarımda o çocuk yaralıysa, bayramlık alınmadığı için üzgünse ya da o gösteride ayağı kayıp düştüyse ağlıyorsa, o zaman ne yapalım”
Hepimizin içinde güzel söz ve gülümseme bekleyen
bir cocuk var...
Doğan Cüceloğlu
Gelin şimdi onun için de bir yol haritası hazırlayalım;
Lütfen derin bir nefesle gözlerinizi kapatın
O yaralı halinizi görün
UNUTMAYIN!! Siz o değilsiniz, o sizin geçmişteki bir parçanız, onu görmenizi ve onu iyileştirmenizi bekleyen parçanız. LÜTFEN Kendinizi ve onu iki farklı kişi olarak görün.
Onun yanına yaklaşın, sizi tanıyor mu bakın lütfen
Tanımıyorsa az evvel paylaştığım gibi kendinizi tanıştırın.
Ona, onun için ne yapabileceğinizi sorun, ve bunları gerçekleştirin. Unutmayın 2023 teki yetişkin haliniz, hepsini gerçekleştirebilecek güçte, mantıklı olup - olamamasına bakmayın lütfen.
Mesela;
-Bayramlığı olmayan o küçüğe siz bayramlık alın,
-Düşmeden onu siz dengeleyin ya da oyun öncesi onu siz çalıştırın düşmesin, düşüyorsa kaldırın.
-Düştüğünde, ayağa kalkmayı öğrendi ise ona teşekkür edin. “Ayağa kalkmayı senin sayende öğrendim teşekkür ederim “
Taki onun yüzü gülene kadar onun yanından ayrılmayın
Ve bundan sonra hep onun yanında oldugunuzu hissettirin lütfen
En önemlisi ona verdiğiniz sözleri tutun ve onu sıkça ziyarete gidin.
Bu çalışmayı dilediğiniz her konuda, hissettiğiniz her duygu için yapabilirsiniz, fakat özellikle canınızı çok yakan konularda yalnız yapmak zorunda değilsiniz. Enerjinizin uyumlu olduğu bir uzmanla da çalışabilirsiniz.
Her seansa başlamak bahçenize bir fidan dikmeye benzer. O ağaç büyüyüp meyve verene kadar özenle onu sulamak ve bakımını yapmak gerekir. içinizdeki çocuk çalışmasında yapacağınız her ziyaret daha güzel meyvelere sizi ulaştıracaktır.
Kolaylıkla, keyifle olsun…
Günün niyeti;
Kıymetlim, İçimdeki küçük çocuğum,
Seni bunca zamandır görmeyerek, seni beklettiysem,
Başkalarının gözünden seni görüp, farketmeden seni yargıladıysam özür dilerim.
Lütfen beni affet. Seni çok seviyorum.
Teşekkür ederim bana yaşattığın tüm güzellikler ve hediyeler için..
Sana söz veriyorum
Artık, olduğumuz eşsizliğimizi görüyorum .
ve
Tümünü şükürle alıp-kabul etmeye niyet ediyorum.
Sevgi ve ışıkla
Neslihan
Not; Kullanılan resimde hak ihlali amaçlanmamıştır.
