Üzgünüz. Yaralıyız. Yastayız
Bizi güvende tuttuğuna inandığımız evlerimiz başımıza yıkıldı.
Yer ayaklarımızın altından kaydı, savunmasız kaldık.
Çaresizlik, korku, kaygı, acı yoldaşımız oldu.
Kaybolduk, şoktayız.
Acı tarif edilebilir mi, kelimeler anlatabilir mi! Sanmıyorum.
Telif hakkı ihlali yapılması düşünülmemiştir
Kimi gizliden ağladı, kimi açıktan,
Kimi göz önündeydi, kimi adını dahi bilmediğimiz gizli kahramanlar oldu,
Kimi göçük altında kahraman olmayı bile düşünmeden can pazarında. Kurtulan her canla biz de can olduk,
Kimi ışığa yürüdü,
Kimi kızgın, kimi mucize
Kimi olayın içinde, kimi olayın dışında ama hepimiz olanla yanıp kavrulurken, hissemize düşenleri yaşıyoruz.
Hissemize düşen bir diğer şey de “sabır “
Henüz iyileşme safhasında değiliz, şimdi sadece acıyı yaşama zamanı, o karanlık tünelin içinden canımızı yaka yaka da olsa geçme zamanı..
“ El ele. Hiç kimse kendini yalnız hissetmeden. Birlikteyiz , beraberiz, yalnız değiliz “ diyerek omuz omuza.
Çok sevdiğim bir dostum da yakınlarını kaybetti, ona taziyeye gittiğimde, hüzün keder, acı, kızgınlık, özlem, içte kalan ukdeler, geride kalanlar için sevinç , o kadar çok duygu bir aradaydı ki, tıpkı yaşam gibi tüm renkleriyle geldi deprem de …
Üzüntülerle sevinçler iç içe geçti. Duygu karmaşasında insan ne hissedeceğini bilemiyor. Zaten şokta
Ayrıca sırayla gelmiyor ki blog blog,
“durun bir dakika şimdi gülme zamanı, şimdi ağlama zamanı “
Yok öyle bir durum, hepsi insana, hepsi hayata, hepsi fıtrata dair şeyler.
Hep konuşuyoruz dostlarla, insan gülecek olsa kendinden utanıyor. Ya da sıcak yatağında yatarken, yataklar batıyor. Belki ilk hissettiğimiz suçluluk, belki de elimizden bir şey gelmenin çaresizliği.
Bize düşen, edeple yaradanın verdiği nimetleri - hediyeleri kabul edip, şükrederken, kalbimizde yine edeple o burukluğu yaşamak ve duayla maddi-manevi destek olmak.
Hani bir evde anne hasta olsa, yemek pişiremese, temizlik yapamasa, evdeki herkes nasıl elinden geldiğince bir işin ucundan tutar, belki baba yemeği dışardan alır, ama o evde yine yemek yenir, çocuklar okula gider. Rutinler zorda olsa devam eder, aynı zamanda anneye daha çok özen gösterilir, destek olunur.
Aynen öyle de şu an Türkiye ailesinin üyeleri de yaralandı , diğer aile üyelerine düşen özenle ayağa kalkacak güce erişene kadar yardım etmek.
Sevgili dostum, şimdi hastalığı değiştirecek gücümüz yok, yapabileceğimiz en güzel şey suçlama enerjisine girmeden, bireysel olarak hastayı ayağa kaldırma çabası. Çünkü suçlama ancak enerjimizi düşürür, zaten hastalıkla uğraşıyorken evde ikinci bir çatışmaya gerek yok.
Her şeyin bir üslubu ve bir de zamanı var. Diğer taraftan hastalık bulaşıcı, bak şöyle olur, bak böyle olur diyerek korkutup digerlerinin sabrını azaltmaya da gerek yok.
Burdan kastım tedbirler alınmasın değil tabii ki fakat travmatik olay karşında daha büyük yaralar açmayalım.
Korku endişe frekansına degil daha üst frekanslara ihtiyacımız var. Toprak gerildikçe gerildi. Huzurun, dinginliğin umudun enerjisini, hepimizin frekansı oluşturacak. Lütfen ele ele, gönül gönüle iyiliğin duanın yardımlaşmanın enerjisini yükseltelim.
Hersey zıddıyla bilinir, dünyada. Kutupluluk Yasası gereği, her şeyde bir ikilik vardır. Negatif olmadan pozitif olamaz, aydınlık ve karanlık birbirini kovalar.
Bu kadar büyük bir acının karşında mükafat olabilecek nasıl ikramlar olabilir diye düşünüyorum. Acı o kadar büyük ki tam seçemiyorum
Şu an apaçık görebildiğim ; Birlik ve beraberlik ruhu
Herkes kendi sinesine düşen acıyı kaldırken , yardımı da kendi kabınca yaptı. Az çok demeden yapmaya da devam ediyor.
Sadece Türkiye de değil, dili ırkı bambaşka canlarla bir olduk, yaşanan her şeye rağmen birlik olduk.
Milyonlarca ayrı parçaya bölünmüşken, bir bütünün parçaları olduğumuzu hatırladık. Tek yürek olmak ne demekmiş maalesef acıyla anladık. Bu kenetlenmişliği en son ne zaman yaşadık, hatırlamıyorum.
Madde dünyasında kaybolmuşken , yeniden mana da yükselişe gelip kalplerimizi hissettik,
Umarım , derslerimizi de çıkartırız, daha güzel hediyeleri de kucaklarız, ilerleyen günlerde.
Vakit acıları yaşayıp, yaslarımızı tutma zamanı….
Metanetle sabırla ve dayanışmayla….
Ve son olarak günün niyeti; TS. Eliot sözünden ilhamla gelsin.
Kötülüğe rağmen iyilik, yanlışa rağmen doğruluk, zorluğa rağmen cesaret ve uzaklığa rağmen vefa, gösteren asil insanlardan olmaya niyet ediyorum.
Sevgi ve ışıkla
Neslihan

