Sevgili dostum,
Nesli Şifaya, şifamıza hoşgeldin…
Bugün değişmemize engel olan alanlara bakmaya devam edeceğiz. Yine kısa metrajlı Neslihan film festivalindeyiz.
Filimde kendinden de çok şey bulacağına inanıyorum…
İyi seyirler…
Yıllardır kendi üzerinde çalışan biriyim, ya da böyle olduğunu düşünüyorum.
Kendimi tanıyorum. Neye - neden öfkelendiğimi biliyorum. Neyi- neden ertelediğimi biliyorum…
Çocukluğuna bakmış, geçmişini anlamış, tetikleyicilerini keşfetmiş biriyim. İçimdeki çocuğu tanıyorum…
Bağlanma stillerini, şemalarını, savunma mekanizmalarını okudum.
Hatta bazen kendimi o kadar iyi analiz ediyorum ki, kendi kullanım kılavuzumu bile yazabilirim gibi hissediyorum.
Kendime haksızlık yapmak istemem. Ama… Hayatıma baktığımda bazı şeylerin hâlâ değişmediğini görüyorum.
Yıllardır çözmediğim bir dil bariyerim var mesela…
Bazen aynı korkularla yol alıyorum… Aynı ertelemeler… Aynı tepkiler…
Ve bazen kendime şu soruyu soruyorum:
“Kendim hakkında bu kadar şey biliyorken neden hâlâ bazı konularda değişemiyorum?”
Belki de mesele bilmemek değildir. Belki bazen bilmek, değişmenin yerine geçmiştir.
Değişim Sürecim ve Kendime Notlar
1-Kendini anlamak ile kendini değiştirmek aynı şey değil
Bir davranışın nedenini anlamak önemlidir.
Örneğin: “Eleştirilmek beni sinirlendiriyor.”
Bunun nereden geldiğini keşfedebilirsin. Belki geçmişte hata yaptığında eleştirildin. Belki senin için çok acı vericiydi.
Belki bu yaşananlar seni daha başarılı yaptı…
Bu hikayeleri görmek, kendine karşı daha anlayışlı olmanı sağlayabilir.
Ama bir sonraki eleştirilme ihtimalinde;
“Gene sinirlenebilir... Peki şimdi ne yapacağım?” diyebilirsin…
Çünkü bilgi zihindedir. Henüz hayata geçmemiştir… Değişim ise hayatın içindedir. Farkındalıkla gelen yeni seçimlerimizdedir.
Ve en önemlisi; dönüşüm bu seçimler doğrultusunda harekete geçerek gerçekleşir.
2-Bazen psikolojik bilgi de bir etikete dönüşebilir
Kendimizi anlamamıza yardımcı olan bir sürü psikolojik kavram biliyoruz…Hayatımıza çok şey katıyor olabilir.
“İçimdeki çocuk küskün” “Ben kontrol ederek güvende kalmaya çalışıyorum.”
Kendimizi gözlemlemeyi çok değerli buluyorum, bu gözlemleri yapanları da ayrıca takdir ediyorum…
Ama farkında olmadan…Kendimizi bu gözlemlerle etiketliyoruz;
“Ben kontrolcüyüm.” “Ben kaygılıyım.”
Ve bu açıklamalar, zamanla kimliğe dönüşür.
Oysa geçmişimizi anlamak, geleceğimizi aynı şekilde tanımlamak zorunda olduğumuz anlamına gelmez.
“Ben böyleyim çünkü…” cümlesi geçmişimizi açıklayabilir.
Ama gelin değişim için cümlenin sonuna bir soru daha ekleyelim;
“Peki şimdi ne yapacağım?”
3-Bilmek ile yapmak arasında tuhaf bir boşluk vardır
Bir şeyi fark ettiğimizde bazen çözmüşüz gibi hissederiz.
“Tamam, neden böyle yaptığımı anladım.” Ve gerçekten de bir rahatlama gelir.
Ama biliyor musunuz! Hayat, neyi anladığımızdan çok ne yaptığımızı test eder.
Kısacası; Farkındalık, bir davranış değildir.
Farkındalık davranışa dönüşmeye başladığında değişim başlar.
4-Kendini analiz etmek de bir kaçış olabilir mi?
Bu soru bu hafta yüzleştiğim, dürüst olamak gerekirse de biraz rahatsız edici bulduğum bir alandan doğdu…
“Kendimi anlamaya çalışırken aslında kendimden kaçıyor olabilir miyim?”
Çünkü yıllardır kendimi anlamakla uğraştım… Ve bunu harekete geçmenin yerine koyduğumu farkettim;
Bir kitap daha okuyayım…Bir eğitim daha alayım…Biraz daha düşüneyim…
Ve sonuç; “Henüz hazır değilim.” diyen “Mükemmeliyetçi” biri doğdu…
Bütün bu çabalar çok değerli, sanmayın ki bunları önemsiz görüyorum…
Ama bazen hazırlanmak değil, başlamak gerekir…
Tüm bunları düşünürken aklıma Müddessir Suresi'nin ilk ayetleri geliyor;
"Ey örtüsüne bürünen! (Peygamber) Kalk ve uyar!”
Bir şeye başlamak için hazırlan denmiyor, kalk harekete geç deniyor…
Belki O’nun üzerindeki örtü bugün benim için kimliklerimin getirdiği eski alışkanlıkların tozu olabilir…
Şimdi silkinme zamanı olsun inşallah…
5-Belki her zaman daha derine inmek gerekmiyor
Kendimizi anlamak için sık sık aşağı doğru ineriz:
“Bunun altında ne var?” “İlk ne zaman böyle hissettim?” “Bunun kökü nerede?”
Gecen hafta bunlardan bahsetmiştim..Hepsi harika sorular…
Ama bazen bir noktada daha fazla kazmak yerine yukarı çıkmak gerekir.
Ve sormak:
“Tamam. Bunu artık biliyorum. Peki şimdi neyi farklı yapacağım?”
Belki eleştirilmekten hoşlanmıyorsun. Yine de fikrini söyleyecek misin?
Belki başarısız olmaktan korktuğunu biliyorsun. Yine de başlayacak mısın?
Çünkü bazen ihtiyacımız olan yeni bir farkındalık değil, bildiğimiz şeyin gereğini yapacak planlamalar ve bir tutam da cesarettir.
Ve….Yol Haritası
Belki bu yazıyı okurken kendinle ilgili bir şeyleri fark etmiş olabilirsin.
Farkındalık
Bende tekrar eden hangi davranışı, korkuyu ya da alışkanlığı artık görüyorumKendime hangi etiketi yapıştırıyorum?
“Ben böyleyim…” diye başlayan hangi cümle beni olduğum yerde tutuyorSeçim Yapmak…Şimdi neyi farklı yapacağım?
Korkum geçtikten sonra değil, korkum varken atabileceğim küçük bir adım ne?Tekrar etmek
İkinde zorlanabiliriz. İkincisinde biraz daha kolaylaşır. Tekrar ettikçe yeni bir yol oluşur.
Değişim, doğru olanı bir kez yapmak değil; yeni olanı yeterince tekrar edebilmektir.
Kendini anlamak- tanımak muhteşem bir kapı aralar. Bildiğimiz şeyleri yaşamaya başladığımız yerde o kapıdan geçer ve içimizdeki sonsuz bilince ulaşırız.
İnanıyorum ki buna çaba göstermeye değer…
Sevgi ve Işıkla
Neslihan
Not; Ingilizceyi sevebilecek tüm önerilere açığım :)


Yazı için çok teşekkür ederim. Harikasınız👏🏻
Kendini tanimak
Kendinle yuzlesmek
Adim atabilmek
Icindeki çocugu duyabilmek onu bastirmamak..
Guzel bir baslangica vesile olmasi duasiyla guzel dostum..içime - duygu aynana baktirdgin icin tesekkur ederim.