En yakınınızdaki beş kişi kim?
Dilerseniz, bu soruyu cevapladıktan sonra yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.
Ve 5 kişilik listeniz hazırsa devam edelim.
Şimdi nerden çıktı bu 5 kişi, aslında çok daha fazla kişi var, sayıyı çoğaltabilir miyiz? Ya da sayıyı azaltabilir miyiz? Sorularını duyar gibiyim.
5 kişide kalalım ve bakalım bu 5 kişi bize neler anlatacak, birlikte keşfedelim.
Okuduğum bir köşe yazısının ilhamıyla gelen, sonra bir yönteme dönüştürdüğüm, o günden beri defalarca yaptığım bir çalışmadan bahsetmek istiyorum, bugün sizlere.
Beni takip edenlerin de çok iyi bildiği gibi kendimle çalışmayı, kendimi gözlemleme sırasındaki o harika yolculuğu çok seviyorum. Yolculuk sırasında keşfettiklerimi sizinle paylaşmayı da.
Yöntemim evrildi, değişti dönüştü, her seferinde bana harika kapılar açtı. Umarım size de ilham olur, şifa olur. Oldu oldu oldu.
5 Kişi Kuralı
Yazar - girişimci Jim Rohn diyor ki:
“İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır. “
Hemen aklıma atasözlerimiz geliyor;
“Üzüm üzüme baka baka kararır, körle yatan şaşı kalkar…..”
Kaç kuşak ötesinden ataların bilgeliği ile gelen sözler.
Bununla birlikte “ Sen kimle berabersen bir süre sonra o olursun!’ Diyen Tony Robbins
Farklı coğrafyalardan, farklı dil ve ırklardan aynı bilgiyi duymak, orkestranın tek bir eseri çalması gibi bütündeki tekliği gösteriyor, insana.
Ortak akıldan süzülen bu bilgelikte biraz demlenmek istiyorum.
Yaradılış gereği hepimiz doğduğumuz andan itibaren bulunduğumuz çevreyle ilişki içindeyiz. Enerji alış -verişi içinde olduğumuz alan neyse bir süre sonra düşünce dünyamız, alışkanlıklarımız, normallerimizde bu alan doğrultusunda oluyor.
Damak tadımızdan tutun, konuşmamıza, beğenilerimizden, hayata bakış açımıza, hayattan beklentilerimizden motivasyonumuza kadar her şey, etrafımızdaki alanla oluşup, besleniyor. Gandi’nin de dediği gibi bu davranışlar normaller bir süre sonra alışkanlıklara , karaktere dönüşüp kader olarak karşımıza çıkıyor.
Etrafımızdaki alanın yeterince farkında mıyız ?
Yıllar önce bu soruyu kendime sorduğumda, kendi gerçeğimle yüzleştim. Hayatım değişti.
Ne istiyorum? Ne yapıyorum?
Yöntemin ilk adımı; “ Uyanış”
Uyanmak için saat kurduğumuzda, alarmın amacını bilir, ve o sesle karanlıktan aydınlığa yani bilince geçeriz.
Soru sormak da bir nevi alarm sesi gibi bizi aydınlanmaya davet eder. Bu nedenle yönteme sorularla başlayalım. Siz kendi konunuza göre soruları azaltıp çoğaltabilir, değiştirebilirsiniz.
Alanımda kimler var ?
Onları ben mi seçtim?
Seçerken hangi süzgeçten geçirdim?
Alanıma nasıl girdiler?
Onlalarla neden birlikteyim?
Bana ne katıyorlar?
Bana maddi- manevi nasıl destek oluyorlar ?
Hedefim ne ? Nereye gidiyorum ?
Kim olmayı istiyorum ?
Kimler bana katkı olabilir?
Zorunluluklarım, korkularım, ….……. olmasaydı, şimdi kimle olmayı ve ne yapmayı seçerdim?
……… yapabilmek için kimlerden özgürleşip, sadeleşebilirim ?
Tüm bu sorulara cevap vermek kolay olmayabilir, egomuz bizi kaçırabilir, gerçekleri çarpıtabilir, fakat dönüşümü başlatan farkındalığın da kapısını açar.
Farkındalık deyince küçük bir parantez açmak istiyorum. Farkındalık, idrakle gelen ezberlerimizin bozulduğu, eski normlar yıkılınca;
“ şimdi ne olacak ? Ne yapacağım“ boşluğunu yaşadığımız bir şekilde de gelebilir. Bu asla negatif değildir.
Aksine, özümüzü saran, bize ait olmayan gölge yanlarımızdan özgürleşmenin en büyük adımıdır. Olayın doğasında bunların olabileceğini bilerek yolunuza, cesaretle devam edin. Uyanın…..
Yöntemin ikinici adımı “listeleme “
Özel bir akşam yemeği hazırlıyor olsak, önce menüyü hazırlar, eksiklerimizi tesbit eder, liste çıkardıktan sonra markete gideriz.
Tıpkı market listesi gibi yukarıdaki sorularla da bu hayat sofrasında neyi hazılamak istediğinize, elinizde nelerin olduguna, nelere ihtiyaç duydugunuza ilişkin listeyi oluşturabilirsiniz.
Yöntemin üçüncü adımı; “Alan oluşturma”
Hedef belirlendi, en güzel rota, en yüce yol arkadaşları ve ekipmanlar için 3. Adıma geldik.
Bizi hedefe taşıyacak kolaylaştırıcıları hayatımıza, alanımıza almaya.
Yani hedefimizle aynı enerjiye hizalı olabilmek için o enerjiyi yaşayan, insanlarla bir olmaya, O ortamlarda nefes almaya..
Egomdan yükselen gelen sese kulak veriyorum; “ Neslihan bu o kadar da kolay değil, çevremizi nasıl değiştireceğiz? O insanları nasıl bulacağız “
Sizin içinizden de benzer sesler yükselebilir.
“ Seni anlıyorum haklısın, seni görüyorum, merak etme güvendeyiz, bir bakalım neler yapabiliriz “ diyerek yola devam edebilirsiniz.
Önce niyet;
“ ………….. gerçekleştirebilmem için hangi alan hangi bilinç, hangi enerji olabilirim ? Bunu kolaylaştıracak kimleri hayatıma çekebilirim? “
Soruyu birkaç gün, günde 10- 15 defa sorun ve bırakın. Cevabı siz vermeyin. Sonra alanınızı takip edin, cevaplar hangi yollarla size ulaşacak, gözlemleyin ve kendinizi mucizelere açın.
Diğer taraftan o 5 kişiyi sanal alemde de oluşturabilirsiniz.
Yaklaşık 5 yıl önce girişimcilik maceramla hayatıma giren, ufuklarıyla beni yukarıya taşıyan, Rüstem Temriyev, İnanç Ayar gibi üstadların derslerine katılarak, duayen yazarlarları okuyarak o alanı, sanal bir şekilde oluşturdum.
Yöntemin 4. Adımı “ Eyleme geçme “
Artık marketten eve getirdiklerimizi bozulmadan pişirme zamanı.
Eyleme geçmek için yine sorularla düşünelim;
-en basit adım ne olabilir?
-ertlemeden en kolay ne yapabilirim?
-5 kişi eyleme nasıl geçmiş, neler yapıyorlar , hangi yolları izliyorlar nelerde hata yapmışlar ve nasıl ders çıkarmışlar ?
Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok, sizden öncekilerin ayak izlerini takip edebilirsiniz.
Yöntemin 5. Adımı; “ Akış”
İnsan sadece tek bir öğüne ihtiyaç duymuyor, saatler ilerledikçe yeniden acıkıyor, yiyecekten gelen o enerji yaşamın devamlılığını sağlıyor.
Bizim de hedefimizdeki istikrarı sağlamak, akışın devam etmesi çok önemli.
Devamlılık konusunda, en büyük sır bence, yaşam amacı doğrultusunda hareket etmek ve onun getirdiği motivasyon.
Adanmış insanların hayatlarına bakınca onları neredeyse hiç bir sorunun yıldıramadığını görüyorsunuz, ölümün bile.
İstikrarsızım dediğiniz bir konu varsa, yaradılış özünüze uygun mu bakabilirsiniz.
Yaşam amacıyla gelen arzu , sonrasında tutku ateşiyle gelen azim ve istikrar.
Coşkuyla dolu “5 kişi “ nehirindeki akışa sizde kendinizi bırakabilirsiniz.
Ruhsal yolculuğumuzda bu adımlar zaten akışta gerçekleşir, hayatımıza giren insanalar hep bir amaca hizmet ederler.
Günün Niyeti;
Ruhumdan gelen uyanışla şifalanmaya kendimi açıyorum. İlahi olana güvenle, ilahi olanın kolaylığında yaşamaya niyet ediyorum.
Varlığına şükürle dolu olduğum güzel ruhlar, iyi ki hayatımdasınız.
Sevgi ve ışıkla
Neslihan

