Bir zamanlar, uzak bir ülkede bir yolcu vardı. Bu yolcu “aydınlanmak” istiyordu. Daha huzurlu, daha hafif, daha mutlu olmak…
Bir bilgenin yanına gitti ve sordu: “Beni ışığa götürecek yolu göster.”
Bilge, onu büyük bir gölün kenarına götürdü. Gölün yüzeyi sakindi, berraktı, güzeldi. Nilüferlerle doluydu.
Bilge yolcuya dönüp şunu söyledi: “Lotusu görmek istiyorsan, göle girmelisin.”
Yolcu tereddüt etti. Suyun altı karanlıktı, çamurluydu, bulanıktı. “Temizlenmek için geldim,” dedi, “Kirlenmek için değil.”
Bilge gülümsedi: “Şifa arayan herkes bir yoldadır. Yolda kir sandığın, bastırdığın hakikattir.”
Yolcu göle girdi. Ayağı çamura battı, dengesi bozuldu, korktu. Bir an geri dönmek istedi.
Ama tam o sırada, suyun dibinde bir şey hissetti: Kök salan, yaşayan, sabırlı bir şey… Çamurun içinden yukarı doğru uzanan bir lotus.
O an anladı: Lotus çamurdan kaçmaz. Çamur, onun evidir, onu büyütendir.
Lotus…
Sevgili Dostum… Lotus hikâyesi bir masal değil; Öz’e yola çıkan herkesin içinden geçtiği evrelerin metaforik anlatımıdır.
O, en kirli sularda büyür. Çamurun içinde köklenir, karanlıkta gelişir ve güneşe ulaşır.
Ama onu lotus yapan şey, çamurdan kaçması değil… Çamurun içinden geçebilme seçimi ve cesaretidir. Bu yüzden lotus, sadece bir çiçek değil; olmuş insanın-yükselmiş benliğin sembolüdür.
Çünkü insan-ı kâmil de tıpkı lotus gibi:
Çamurdan (nefs, dünya, acı) geçmiştir,
Suyla (duygu, arınma, sabır) yoğrulmuştur,
Güneşe (hakikat, ilahi bilinç) yönelmiştir,
Ve çamurun içinde açsa da, çamurla kirlenmemiştir.
Yani; “Dünyanın içinde, Allah’la beraber olandır.” Lotus da suyun içindedir ama suya ait değildir.
Nesli Şifa’nın da sembolü olan lotus, bugün şifa evrelerini anlayabilmek adına bize rehber olsun…
Kaçmadan Kalabilenler İçin Şifanın Dört Evresi- Lotus Olmak
Şifa çalışmaları sırasında özellikle de hemen iyileşmeyi beklediğimiz konularda, kimi zaman;
Sabırsızlık artıyor, umutsuzluk yükseliyor, akla “Ben yanlış mı yapıyorum?” sorusu geliyor, ve tam da burada vazgeçişler oluyor, olabilir.
Oysa bu, yolun en kritik eşiğidir. Ve;
“Yanlış yolda olduğunun değil; doğru yere temas ettiğinin işaretidir.”
1. Evre: Çamur -Uyanış (Başladım ama zorlaştı)
Lotus henüz görünmez. ilk olarak çamura kök salar. Ve Kökler karanlıkta, suda, belirsizlikte gelişir. Bu evrede çamur onu besler, ama aynı zamanda kirletir gibi görünür.
Psikolojide bu evre, bilinçaltı ile temas evresidir.
Bastırılmış duygular, unutulmuş anılar, saklanmış utançlar yüzeye çıkar. Kişi kendini daha dağınık, daha kırılgan hissedebilir. Güven, hayatta kalma, ait olma temaları tetiklenir.
Fark etmeye başladıkları kişiyi rahatsız eder, huzur değil, yük gibi hissettirir. Ama bu rahatsızlık, artık uyanıştır.
İnsan ilk kez şunu daha net görür: “Ben sandığım şey, ben değilmiş.”
Bu evrede yapılacak tek şey: “Kaçmamaktır.”
2. Evre: Karanlık Su -Dağılma (Her şey elimden gidiyor gibi)
Lotus çamurdan çıkar ama hâlâ suyun içindedir. Işığa ulaşmamıştır. Yolunu görmez, sadece hisseder.
Bu evre çok rahatsız edicidir çünkü kontrol kaybolur.
Çünkü eski benlik çözülür, yenisi henüz doğmamıştır. İlişkiler sarsılır. Eski baş etme yolları çalışmaz.
Psikolojide buna çözülme evresi denir. Kişi; yalnız kalmak ister, anlam kaybı yaşayabilir, eski motivasyonlar sönük gelir.
Bu bir nevi rahim evresidir. Yeni olanın karanlıkta şekillenmesidir. Tasavvufta buna halvet denir: İnsanın kendiyle baş başa kaldığı kutsal yalnızlık.
Bu evrede yapılacak tek şey vardır o da; “Kalmaktır.”
3. Evre: Su Yüzüne Çıkış -Boşluk (Hiçbir şey hissetmiyorum)
Lotus su yüzeyine geldiğinde hâlâ açmamıştır. Burası en sessiz evredir. Ne acı, ne sevinç… sadece boşluk.
Psikolojide bu evre direncin çözülmesidir. Zihin hâlâ kontrol etmek ister. Şifada bu evrede:
Duygusal donukluk, Anlamsızlık hissi, Sessizlik, Bekleme… yaşanır. Bu nedenle çoğu kişi burayı depresyon sanır, ve burada vazgeçer. “Bunca yol geldim, neden hâlâ iyi değilim?”diyebilir.
Bu soru şifanın en büyük yanılsamasıdır. Tıpkı toprakta bekleyen tohum gibi, dışarıdan bakıldığında hiçbir şey olmuyordur. Ama içeride mucize hazırlanıyordur.
Tasavvufta ise burası rızadır, kalp merkezinin sınanmasıdır. Teslimiyet burada başlar. Kişi artık şunu söyleyebilir: “Olan, olması gerekendir.”
Bu evrede yapılacak tek şey vardır o da; “Sürece güvenmektir.”
4. Evre : Açılış -Yeniden Kuruluş (Artık başka bir yerden bakıyorum)
Güneşi gördüğünde Lotus açar. Artık eskisi gibi değildir. Çamuru bilmiş, suyu geçmiş, ışığı hak etmiştir.
Bu evre psikolojide entegrasyondur. Kişi artık duygularından kaçmaz, onlarla yaşar. Sınır koyabilme, daha az tetiklenme, daha derin huzur, kendinle barış… hallerini yaşamaya başlar. Kalp–zihin–beden uyumludur.
Şifa artık bir “çözüm arama” hali değil, bir yaşama biçimi olur. Kişi şifanın kendisi olur.
Hatırlatma: Şifa Doğrusal Değildir
Lotusun evreleri bir merdiven gibi değil, bir döngü gibidir.
Bazen açılmışken yeniden çamura temas edebilirsin. Bazen yıllar sonra aynı karanlık suya kısa bir ziyaret gerekebilir. Bu geri gidiş değil, derinleşmedir.
Şifa, “bir daha zorlanmamak” değil; “zorlandığında kendine yabancılaşmadan büyümektir.”
Çalışma: “Lotus Niyet Defteri”
Bu çalışmayı her gün bir evreye niyet ederek yapabilirsin. Bir defter ve sessiz bir alan yeterli.
Her birine başlarken; Elini kalbine koy. 3 nefes al. Ve kendine hatırlat:
“Şifam acele değil. Yoldayım. Zamanım var. Güvendeyim.”
1. Gün – Çamur (Farkındalık)
Soru:
Şu an hayatımda beni en çok zorlayan duygu ne?
Kaçmak istediğim ama kaçamadığım şey ne?
Niyet:
“Görmekten korktuğum şeyi, güvenle görmeye niyet ediyorum.”
2. Gün – Köklenme (Bırakma)
Soru:
Kontrol etmeye çalıştığım ama gücümün yetmediği şey ne?
Beni yoran eski rolüm ne?
Niyet:
“Artık bana hizmet etmeyen yükleri kolaylıkla bırakmaya niyet ediyorum.”
3. Gün – Su Yüzü (Boşlukta Kalabilme)
Soru:
Hiçbir şey yapmadan kalabilir miyim?
Sessizlik bana ne söylüyor?
Niyet:
“Boşlukta kalmaya ve sukûnete niyet ediyorum.”
4. Gün – Açılış (Yeni Ben)
Soru:
Şimdi ben kimim?
Eski benliğimden hangi parçaları sevgiyle uğurluyorum?
Niyet:
“Yeni halime yumuşaklıkla yer açıyorum.”
Çalışma: “Hangi Evredeyim?”
Elini kalbine koy. Gözlerini kapat. Burnundan yavaşça bir nefes al, ağzından ver. (3 kez)
Şimdi kendine şu soruyu sor: “Şu an lotus’un hangi evresindeyim?”
Düşünmeden…Sadece ilk gelen hissi, kelimeyi ya da bedendeki duyumu fark et.
Bugün bir şey çözmek zorunda değilsin. Bugün dönüşmek zorunda da değilsin, şunu hatırla:
Lotus, acele etmez. Ve sen de etmek zorunda değilsin. Sadece yola devam et…
Günün Niyeti
“Olduğum hâl ile yolumda kalmaya,
Güvenle, şükürle yolumun aydınlanmasına,
Yolumu aydınlatacak ilimlere ve sakinliğe,
Tüm bunların hayatıma getirecek kolaylaştırıcılara niyet ediyorum.”
Sevgi ve Işıkla
Neslihan

