Rus yazar Turgenyev, soğuk bir kış günü evine doğru giderken, yolda bir dilenciyle karşılaşır. Dilencinin kendisinden para istemesi üzerine, ceplerini kurcalayan Turgenyev, ne yazık ki hiç para bulamaz. Üzüntüyle kendisine uzatılan soğuk elleri avuçlarının içine alır ve dilenciye:
'Kusura bakma kardeşim sana verecek bir şeyim yok' der.
Dilenci ise; 'Verdiniz ya efendim. Bana kardeşim dediniz' der.
İletişim
“Kardeşim” hitabında karşıya geçen duygu, ellerini tutmasıyla hissedilen samimiyet ve kişilerin birbirlerini anlaması için akla - kalbe gelebilecek her türlü yolla ilişkiye girmesi hali.
Dünyaya geldigimiz ilk andan itibaren hepimiz çevremizle bir ilişki kurup, iletişime geçiyoruz. Bebekler örneğin; ağlayarak, acıktıklarını - altlarını pislettiklerini, gülücükleriyle mutlu olduklarını, ayaklarını karınlarına çekerken gazlarını kısacası halleriyle anlatırlar, kendilerini.
İlerleyen yıllarda konuşarak sözlü iletişime geçsek de yine sözsüz iletişimin tüm yollarını devam ettiririz, hayatımızda.
İletişime geçiyorum…
Muhataplarım var;
Kendim
Diğer insanlar
Bitki, hayvan, doğa …Kainat
Yaradan
Amacım var;
Duygularımı anlamak - anlatmak,
Anlaşılmak
Öğrenmek, fikirlerimi paylaşmak
Güvende olmak
Çözüm bulmak
Mutlu olmak
Ait olmak - bağlanmak
Hikayelerimi aktarmak
Mesajım var;
Duygularım,
Düşüncelerim,
İnançlarım,
Davranışlarım,
Seçimlerim…
Yöntemlerim var;
Ağlayarak-küserek,
Öfkelenerek -sinirlenerek,
Hastalanarak,
Mimiklerimle,
Sarılarak - öperek,
Konuşarak…
Zorluklarım var;
Yanlış anlaşılmak
Kendimi ifade edememek
Ben ne söylersem söyleyim, karşımdakinin istediği gibi anlaması
Kırılmak, incinmek, gücenmekle gelen iletişimsizlikler…
Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, dolayısıyla insanlarının birbirini anlaması için birçok ihtimal var."
Sylviane Herpin
Birbirimizi anlamak, mesajımızı en doğru şekilde iletmek ve gelen mesajı en doğru şekilde anlamak, dünyanın en zor işlerinden biri bence.
Hikayelerde ejderhalarla savaşan kahramanlar gibi pes etmeden, bilgiyle, cesaretle, emekle kimi zaman kendimizle, kimi zamanda başkalarıyla girdiğimiz bir kahramanlık yolculuğu.
Kahramanlık yolculuğu abartılı bir tanım gibi gelebilir belki ilk anda ama önyargılarını, egosal çatışmaları bırakıp nötür bir alanda sağlıklı iletişime niyet eden herkes kendi yolculuğun kahramanı aslında.
İletişimin tüm zorluklarına rağmen, insan doğası gereği ihtiyacı olan bu enerji alış verişinden vazgeçemez, hayatta. Madem vazgeçemiyoruz o halde farkında olduklarımızla bu enerjiyi daha kaliteli hale getirebilir ve hem kendimizle hem de digerleriyle daha mutlu bir hayat sürebiliriz, sevgili dostlar.
Üstelik sadece iletişim konusunda da değil her konuda. Burada bir parantez açarak kahramanın yolculuğuna şunları da ekelemek isterim.
Zamanın hızla aktığı, adına modern! dediğimiz hayat içinde;
Kendimize soru sorabilmenin,
Cevaplara- bilgi ve sezgiyle- kendimizi açabilmenin,
Farkında olduklarımızla yüzleşebilmenin,
Otomatikleşen davranışlarımızı görüp,
“Artık hayatımda bunları seçmiyorum!” diyebilmenin,
Yeni seçimlere layık olduğumuzu idrak edebilmenin,
Seçimler sonrasında eyleme geçebilmenin, uyanan kahramanların cesareti ve disiplini ile olduğuna inanıyorum.
Şimdi seçersen bu yazının ilhamıyla, daha iyi bir iletişim için çalışmaya başlayabiliriz.
Kendimle ilişkim nasıl?
Kendimi, isteklerimi ihtiyaclarımı hayata geliş amacımı, içsel rehberliğimi duyabiliyor muyum?
Başkalarıyla kurduğum ilişkideki nezaketi, kendime gösterebiliyor muyum ?
Mesajım net mi?
Üstadların da dediği gibi ” bizim söylediğimiz karşıdakinin anladığı kadardır..” Bu nedenle mesajımızın yorumlara mahal vermeyecek açıklıkta ve netlikte olmasına özen gösterebiliriz.
Unutmayalım, mesaj bizden çıkar ve karsımızdaki kişide anlam bulur. Bu anlama biz müdahale edemeyiz, o kisinin kendisiyle ilgilidir .
Yanlış anlaşılmalar yaşayan, üzülen dostum; bir meselede kendi sorumluluk alanımıza bakıp, varsa hatalar dönüştürebiliriz. Fakat bize ait olmayan kısımlar için çaba, enerji kaybı olur.
Haklı olma çabası ?
Bir konunun muhatabı olan iki kişi, o konuyu kendi dünyalarındaki karşılığı ile dinlerler. Sıklıkla paylaşılan bir örnektir, psikolojide 6 rakamı. Zıt uçlardan aynı rakama bakanlardan biri sayıyı 6 görürken digeri 9 görür.

Elbette bakış açılarına göre ikisi de haklıdır. Doğrular birden fazladır ama çepeçevre bakmaya çalışanlar için gerçek tektir. Hoşgörü ve toleransla anlamaya çalışmak iletişimimizi güçlendirecektir .
Etkin dinleme?
Tüm kalbimiz, ruhumuz ve bedenimizle gercekten orda mıyız ? Duyup ,dinleyebiliyor muyuz?
Dinlerken, bir sonraki cümlemizi ya da vereceğimiz cevabı mı hazırlıyoruz ?
Dinlerken zihin okumalara giriyor muyuz?
Kendi yolculuğunun kahramanı olmaya niyet eden dostum, Çok sevdiğim bir söz var;
“Tek bir hayatımız var ve bu filmde başrol biziziz.”
Hayat filminde;
Senaryo senin, sahne senin. Yönetmen de sensin, başrolde.
Ve bu filmindeki oyuncularla nasıl bir ilişki içinde olacağına da sen karar veriyorsun. Şahane bir film için iletişim becerilerini geliştirmeye değer, diye düşünüyorum. Hem kendimizle hem de digerleriyle …
Günün niyeti;
Farkında olmadan hayatımda gücümü - yerimi başkalarına kaptırdıysam,
Başkalarının senaryomu yazmasına izin verdiysem an itibari ile hepsini serbest bırakıyorum.
Hayatımın sorumluluğunu elime almaya,
Başta kendim olmak üzere,
Yaşamıma dahil olan her varlıkla
en güzel ve en yüce şekilde iletişim kurmaya, onların hakikatini anlamaya niyet ediyorum.
Sevgi ve Işıkla
Neslihan
Not; Grafikte herhangi bir telif ihlali amaçlanmamıştır.
