Bir derviş, fırtınalı bir gecede şeyhinin kapısını çalar.
“Efendim,” der, “içimde yıldırımlar çakıyor. Öfke, korku, değersizlik… Dua ediyorum ama sanki daha çok sarsılıyorum.”
Şeyh eline küçük bir demir çubuk verir. “Bu nedir?” diye sorar.
“Paratoner,” der derviş.
Şeyh gülümser: “Evladım, gök gürültüsünü durduramazsın. Ama yıldırımı toprağa indirebilirsin.”
Şöyle bakınca insanın da hayatı böyle değil mi? Kaygı, öfke, kırılganlık, belirsizlik… hepsi gökyüzü gibi ve fırtınalar kaçınılmazdır.
Belki de sorun yıldırım değildir. Sorun, onun nereye düşeceğidir.
Bu yazı, hayatına yıldırımlar düşen Neslihan’in kalbe paratoner yerleştirme deneyimi üzerinden doğdu, sizin kalplerinize de şifa olması niyetiyle Ramazan’ ın ilhamı ile hayat buldu şükürler olsun.
Kalbime Paratoner Koymayı Öğrenmek
Bir Ramazan gecesi dertler içindeyken şunu fark ettim:
Ben aslında yaşadığım şeyden değil, anlamlandıramadığım şeyden yoruluyordum.
İçimde sürekli “neden?” soruları dolanıyordu
“Neden böyle oldu?” Neden istediğim olmadı? Neden bu kadar zor?
Çoğu zaman o “neden”ler beni rahatlatmıyordu. Aksine daha çok geriyor, günün sonunda daha çok yoruluyordum.
O zaman anladım: Ben hikmet ararken aslında kontrol arıyordum. Ve içimdeki yıldırımlar toprağa inmediği için beni yakıyordu.
O Ramazan bana paratoner bakış açılarımı öğretti. Fırtınayı durdurmadı. Ama beni yanmaktan korudu.
Neden Paratonerlere İhtiyaç Duyarız?
Sevgili Dostum bunun basit bir cevabı var aslında; “Çünkü insan zihni belirsizlikten hoşlanmaz.”
Psikolojik olarak:
Kontrol edemediğimiz şeyler kaygı üretir.
Anlaşılmayan acı öfke üretir.
Bastırılan duygu birikir ve bir gün patlar.
Özellikle Ramazan’da kaçış yolları azalır.
Yemekle, alışverişle, meşguliyetle bastırdığımız duygular yüzeye çıkar. Bu yüzden bazı insanlar Ramazan’da daha hassas olur. Daha çabuk ağlar. Daha çabuk sinirlenir.
Bu bozulma değil. Bu yüzeye çıkan yıldırımlardır.
Paratoner bakış açısı olmadan, yıldırım ya içimizi yakar ya da en yakınımıza düşer. Orayı yakar.
Ramazan’da Kalbin Paratonerleri
1️⃣ “Bu Bana Karşı Değil, Benim İçin”
Bir olay olduğunda eskiden ilk tepkim şu olurdu: “Yine mi?”
Şimdi kendime şunu soruyorum: “Bu bana ne öğretiyor olabilir?”
Bu soru; psikolojik olarak duruma yüklenen anlam çerçevesini değiştirmeye yardımcı olur. Bu nedenle aynı olay, farklı bir sinir sistemi tepkisi üretir.
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” — Kur’an 94:5-6
Bu ayet sadece teselli değildir. Bir yön değişikliğidir.
Günlük Egzersiz; Gün içinde zorlandığın bir anda “Bu durum bende hangi kası güçlendiriyor olabilir?” diye sorabilirsin.
Sabır mı? Sınır koyma mı? Güven mi?
2️⃣ Kontrolü Bırakma Pratiği
Kaygılandığımda fark ettim ki zihnim sürekli çözüm üretmeye çalışıyordu. Oruç ise bana beklemeyi öğretti.
İftar saatini öne alamadığım gibi, bazı sonuçları da hızlandıramıyordum.
Ramazan’da “İstediğin an yiyemezsin!” öğretisiyle her gün yaşadığım küçük teslimiyetler, büyük bir iç güç üretti.
“Kim Allah’a dayanırsa O ona yeter.” — Kur’an 65:3
Ve Teslimiyet pasiflik değilmiş. İçimdeki panik dalgasını izleyebilmek ve içsel güveni inşa etmekmiş…
Günlük Egzersiz
Kaygı yükseldiğinde: sakinlikle nefesini izleyebilir “Şu an çözmem gerekmiyor.” cümlesi ile sinir sistemini sakinleştirebilirsiniz.
3️⃣ Duygu Düşman Değil, Haberci
Çok duygusal bir insan olarak, bunun bir zayıflık olduğu algısıyla büyüdüm Halbuki; Öfkem, incinmişliğimin kalkanı, kaygım güvende hissetmeyen parçamın sesi, yorgunluklarım bastırılmış yüklerin işaretiydi...
Ramazan’da savunmalar zayıflar. Bu yüzden gerçek duygular görünür olur.
Paratoner bakış açım şimdi:
“Şu an yükselen duygu, bastırdığım bir parçanın çağrısı olabilir.” derken
“Hangi kırılgan yanım korunmak istiyor?”sorusuyla iyileşiyor.
Ve bu cümle, patlamaları farkındalığa dönüştürür.
Günlük Egzersiz
Bir duygu geldiğinde: Adını koy. Bedende nerede hissediyorsun? Ve Ona karşı değil, onunla birlikte 1 dakika otur. Sadece 60 saniye…
Çoğu duygu dalga gibi geçip, gider.
4️⃣ Sabır = Tepkiyi Geciktirme Sanatı= Sinir Sistemini Eğitmek
“Sabredenlerle beraberim.”— Kur’an 2:153
Ahhh Eski ben :) Tartışmada hemen savunmaya geçen, haklı olama mücadelesinde yorgun savaşçı…
Şimdi kendime “Sabret!! Allah seninle” diye hatırlatıyorum. Özellikle tetiklendiğimde biraz bekliyorum. Bu küçük gecikme hayatımı değiştirdi.
Günlük Egzersiz
Bugün bilinçli olarak bir dürtünü ertele: Hemen cevap verme. Hemen duygsal yemelere gitme. Hemen tepki verme.
Ve fark et: Bu sırada dünya yıkılmıyor.
5️⃣ Şükürle Sinir Sistemini Yumuşatmak
Hatırlıyorum; oruca yaz aylarında başlayan küçük halim, uzun saatler sonrasında iftar gelince hemen açlığım geçsin isterdi. Şimdi ilk lokmadan önce gözlerimi kapatıyorum. “Minnettar bir kalple, bu sofraya ulaşabildim.” diyorum.
“Şükrederseniz artırırım.”— Kur’an 14:7
Bu küçük bilinçli duraklama, içimde güven hissi oluşturuyor.
Günlük Egzersiz
Her gün; küçük, hatta sana göre basit şükürlerle odağını yani hayata bakış açını değiştirebilirsin.
Bu Ramazan da beni mükemmel yapmadı. Hâlâ kaygılanıyorum. Hâlâ yoruluyorum. Hâlâ anlam arıyorum.
Ama artık yıldırım düştüğünde eskisi kadar paniklemiyorum. Çünkü biliyorum: Kalbimde paratonerlerim var.
Fırtınayı durduramayız. Ramazan, göğü susturmaz. Ama yıldırımı rahmete çevirir.
Belki bu ramazandaki en büyük paratonerim şu oldu diyebilirim;
“Anlamasam da yürürüm çünkü yol devam ediyor. Hissetsem de dağılmam, çünkü yaradanın rahmeti benimle. Ve en önemlisi bu hal beni yakmak için değil, olgunlaştırmak için geldi.”
Bugünü, güzeller güzeli yol arkadaşım, Nergiz hanımın benimle paylaştığı bir duanın ilhamı ile kapatmak istiyorum;
Allah’ım sen bizi imtihan edersen geçemeyiz belki…
Sen Rahman’sın öyle rahmetinle sar ki bizi, imtihansız imtihanlar ile tamamlayalım, yolculuğumuzu…
Sevgi ve Işıkla
Neslihan

