Sevgili dostum, hoş geldin.
Bugün sana bir şarkının şifasıyla geldim.
Ne zaman dinlesem içimde neşeyi ve özgürlüğü uyandıran o şarkıyla…
Beni tanıyanlar bilir, şarkı sözlerini çok iyi bilmem. Bazen defalarca dinlediğim şarkılarda bile sözleri kaçırırım. Ama bazı şarkılar vardır ya, sözlerini bilmesen de sana bir şey hatırlatır. İşte Coldplay’in Something Just Like This şarkısı da benim için öyle.
Dinlediğimde içimde bir yer yumuşar. Sanki biri kulağıma eğilip şunu söyler: “Bu hâlinle de tamamlanmış olabilirsin.”
Belki de bu yüzden seviyorum bu şarkıyı. Kahraman olmamı istemediği için. Mükemmel olmamı beklemediği için. Sadece… insan olmama izin verdiği için.
Ve her dinlediğimde, kendime yeniden aynı soruyu soruyorum:
“Olduğum halimle kalmaya kendime izin veriyor muyum?”
Henüz şarkıyı dinlemedi isen, bu yazıyı okurken dinlemek harika bir fikir olabilir…
Sözlerinin Türkçe karşılığı özetle şöyle;
Eski kitapları okuyorum; Efsaneler ve mitler…Aşil’in altınları, Herkül’ün hediyeleri, Örümcek Adam’ın kontrolü, Batman’in gücü…
Ama açıkçası, o listede kendimi göremiyorum. Sanki herkes bir kahraman,
Ama ben bu tür bir insan değilim. Ben yalnızca insanım.
Ve birisi bana soruyor: “Nereye gitmek istiyorsun? Ne kadar risk almak istiyorsun?”
Ben cevap veriyorum: “İnsanüstü yeteneklere sahip birini aramıyorum. ya da Bir süper kahraman, bir peri masalı mutluluğu…
Sadece sığınabileceğim, özleyebileceğim birini istiyorum”
Tıpkı bunun gibi bir şey istiyorum. Sadece başvurabileceğim, yanında rahat olabileceğim, öpebileceğim biri istiyorum.”
Yani mucize, peri masalı veya süper güçler değil… Sadece, insan olmanın yettiği bir şey. Tıpkı bunun gibi bir şey istiyorum
Şarkı aslında çok şey anlatıyor.
Bir yanda mitler, kahramanlar, mucizeler…
Diğer yanda sessiz bir cümle: “Ben onlardan olmak istemiyorum. Oluş halimle yeterliyim.”
Bu, vazgeçiş değil. Bu, hatırlayış. Ben insan gibi sevilebilmeyi istiyorum. Yorgun halimle. Şüphelerimle. Bazen vazgeçen, bazen kaçan yanımla. Yolunu şaşırdığı hallerle…
Psikolojik olarak baktığımda bu şarkı, çocuklukta öğrendiğimiz “koşullu sevilme- kabul” inancını çözüyor:
“Ancak güçlü olursam değerliyim.”
“Ancak iyileşirsem/ kilo verirsem.. kabul görürüm.”
“Ancak mükemmelsem sevilirim.” gibi…
Ruhsal düzeydeyse bu, özünden kopuş demektir. Ruh, kendini kanıtlamaya çalışmaz. Ego çalışır, ruh hatırlar;
Ruh, kahramanlıktan beslenmez.
Ruh, samimiyetten beslenir.
Ruh, izin verildiğinde açılır, performansla büyümez.
Şarkı bu yüzden kalbe dokunur:
“I want something just like this.” Bu bir teslimiyet cümlesidir.
“Daha fazlasını istemiyorum” değil, “Zaten var olanı kabul ediyorum” demektir.
Bir gün duruyorsun… Ve fark ediyorsun: Hayatın boyunca bir şeye dönüşmeye çalışmışsın.
Bu nedenle yolun bir yerinde hepimiz yoruluruz.
Kendimizi düzeltmekten, iyileştirmekten, bir sonraki versiyona yetişmeye çalışmaktan. Daha güçlü, daha bilgili, daha spiritüel olamaktan...Sanki bu halimizle eksikmişiz gibi..
Halbuki bu, egonun büyük yanılsamasıdır.
Ama şarkı orada durup fısıldıyor:
“Bırak. Ben mucize istemiyorum. Kusursuz bir benlik istemiyorum. Ben insan istiyorum.”
Belki de aradığımız şey, daha yüksek bir benlik değil… Daha evde hissettiğimiz bir benlik. Ölümsüz olan Ruhumuzun dinginliği, saflığı evde olma hissi.
Ve şifa, işte tam orada başlıyor. Kendinle kavga etmeyi bıraktığın yerde.
Çünkü şifa, yukarı çıkmak değildir. Şifa, içeri inmektir. Kendini düzeltmek değil, kendini kucaklamaktır. Sen Tanrı değilsin, fakat tanrısal bir parçasın. Ve yükünü, O’na bırakabilirsin… O’ndan yardım dileyebilirsin.
“Teslimiyet vazgeçmek değildir, yükü doğru yere bırakmaktır.”
İçsel Çalışma Önerileri
1. Yeterlilikle Temas
Bugün kendine sor:
“Sevilmek için hangi yanımı düzeltmeye çalışıyorum?”
Cevap geldiğinde, kalbine şunu söyle:
“Bu halimle de yeterliyim.”
Bunu 7 gün boyunca, aynaya bakarak tekrar et.
2. Ruhla Buluşma
Bir elini kalbine, bir elini karnına koy. Gözlerini kapat ve 3 derin nefes al.
İçinden fısılda:
“Olduğum her halimle buradayım. Ben ruhumla birim. Bana yolumu o gösterir.”
Sessizliği 2 dakika dinle.
3. Kahramanlık Sözleşmesini Bırakma
Bir kağıda yaz:
“Kahraman olmaya çalıştığım alanlar…”
Altına ekle:
“Artık insan olmaya izin veriyorum.”
Kağıdı katla, bir gece yastığının altına koy.
4. Bedenle Entegrasyon
Gözlerini kapat ve sor:
“Bedenim, benden neyi bırakmamı istiyor?”
Gelen cevap düşünce değil, his olarak gelecektir.
Orada kal. Kaçma.
Bu, sinir sisteminin gevşeme anıdır.
Günün Niyeti
“Farkında olarak- olmayarak kabul ettiğim
Olmam gereken kişi diye tanımladığım
Ama yükseliş yolumda beni engelleyen tüm benleri serbest bırakıyorum.
Öz evime dönmeye, kendimi kucaklamaya kendime izin veriyorum.”
Sevgi ve Işıkla
Neslihan
