Bu hafta, şansa bakış açımızı, başımıza gelen olaylardaki şans ve şanssızlığımızı konuşmak istedim, sizlerle…
Konuşmak diyorum, biliyorsunuz sizinle konuşur gibi yazabiliyorum, dürüst olmak gerekirse, şimdilik başka yazma tekniği de bilmiyorum.
Şu an odaklandığım en önemli şey, kalbime düşeni “Özel şifa ailesi” diye tanımladığım sizinle paylaşmak. Varsa kusurlarımız affola dostlar.
Gerçekte Şans Var mı?
Kelimeler üzerinde düşünmek, kafa yormak, araştırmak onu kullanırken nasıl kullandığıma dikkat etmek, ne olup ne olmadığının sınırlarını çizmek çok farklı pencereler açıyor, ruh ve zihin dünyamda.
Yine böylesi bir zaman diliminde “ hayatımın en büyük şansı ailem” diye şükrederken “ŞANS” kelimesi bir ilhamla geldi. Durup, bu limanda soluklandım biraz…
Ailemizin en küçük şifacısı Ayşe Reyhan :)
Şans; TDK’ ya göre talih, baht, olanak, rastlantısallık anlamıyla geçen bu kelime, emek ve bilgisi dışında sahip olduğu elverişli ortam, yan anlamlarıyla verilmiş.
Baht’ ın anlamı ise, Tanrısal gücün insan için önceden çizdiğine inanılan yörünge olarak geçmiş.
Günlük hayatımızda “şansı “ nasıl kullanıyoruz?
En büyük şansım ….
Bugün şanslı günümdeyim, trafiğe hiç yakalanmadım
O çok şanslı biri. Başına talih kuşu kondu.
İş konusunda şansı bir türlü yaver gitmedi. Neye elini atsa kuruyor.
Sanki tanımlarda ve örneklerde;
Talep etmek yok
İrade göstermek yok
Planlamak yok
Çabalamak yok
Seçim yapmak yok
Hak edişlik yok
Gücü başkasına, ya da sadece Tanrıya verdiğimiz bir anlayış ya da tesadüfler var.
Şans kelimesini siz hangi anlamlarda kullanıyorsunuz?
2000’li yılların başlangıcında, profesör Wiseman farklı yaş ve cinsiyetlerde, farklı pozisyonlarda çalışan insanlarla şansla ilgili araştırmalar yapmış.
Çalışmalara, kendini şanslı ve şansız hisseden pek çok insan başvurmuş, ve sonuçlar;
İnsanlar neden şanslı ya da şansız olduklarını gerçekte bilmiyorlar
İki grubun davranışları birbirinden farklılık gösteriyor
Şanslı insanların fırsatları yakalayabilme yetenekleri, farkındalıkları daha yüksek
Şansız hisseden insanlar, şanslılara göre daha gerginler.
Şanslı hissedenler daha esnek bir yaklaşıma sahip olduklarından her şeyi bir şansa dönüştürebiliyorlar.
Ve daha olumlu beklentilerle sezgilerine kulak verebilme yetenekleri var.
Çalışmanın ikinci kısmında ise;
Yine bir grup insana kendilerini şanslı hissetmelerine yardımcı olabilecek bireysel çalışmalar verilir, ve ortalama 1-2 ay sonra dönüşümleri takip edilir.
Sonuçta, grubun % 80 ni kendini daha huzurlu ve daha mutlu ve daha şanslı hissetmeye başlar.
Ve Profesör Wiseman’ın bilinçli şanslar için yol haritası;
İç sesinizi, sezgilerinizi dinleyin,
Rutinlerinizin dışına çıkmak için kendinize izin verin,
Her gün birkaç dakikanızı hayatınızda iyi giden şeylere düşünerek geçirin.
Pozitifi yaşamak için, önce pozitifi imgeleyin. Pozitif bakmayı öğrenin.
“Şansından memnun değilsen maddi ve manevi alışkanlıklarını değiştir, şansında değişecektir.“
Victor Pauchet
Demek oluyor ki şans; rastlantısal değil. Tanrının, kimilerine imtiyazlı davrandığı bir durum hiç değil.
Kainatta her şey olması gerektiği zamanda olması gerektiği yerde bizim ve bütünün en yüksek hayrına olacak şekilde geliyor.
Kimi zaman adına şans, kimi zamanda şansızlık desek de ilahi plan hikmetleriyle işlemeye devam ediyor.
Yaratımın taleple geldiği döngüde, bence asıl soru; zekamızın ötesinde ruhsal yolculuğumuzda,
Allah’tan neyi talep ettiğimizin ne kadar farkındayız?
Taleplerimizin sonucunu nasıl yorumluyoruz ? Şans & Şansızlık
Cevaplarınız, idrakle en güzel en yüce kapıları açsın.
Ve son olarak günün niyeti;
Kendimizi şanssız hissettiğimiz yerlerde, olayların hakikatini anlamaya, tüm bunlar için ilme, ihtiyacımız olan bakış açısının kolaylıkla hayatımıza girmesine,
Hayatımızda bize şans olan her şeyin , gönül telleriyle kalpten kalbe bağlandığımız insanların kıymetini bilmeye, onlarla gelen sevgiyi alıp vermeye, bu hediyelerin teşekkürünü yapabilmeye, müteşekkir bir kalple birbirimizi desteklemeye niyet ediyorum.
Sevgi ve ışıkla
Neslihan

