Günlerden bir gün zengin bir baba, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek ister.
Bunun için köyde yaşayan, fakir bir ailenin evinde birkaç gün oğluyla misafir olurlar.
Eve dönüş sırasında, baba oğluna sorar;
"İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
"Evet!" der çocuk.
Babası ; "Ne öğrendin peki?"
Oğlu yanıt verir,
"Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan dereleri. Bizim bahçemizde lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."
Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamaz. Ve oğlu ekler,
"Teşekkürler baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"
Hikayeden ilhamla, varlığı bilen çocuk ruhlarımıza selam olsun…
Varlık ve Zenginlik Bakış Açısı
Varlık ve zenginliğin farklı anlamları olsa da, genel olarak insanların onlara yüklediği anlamların;
Para, Mal -Mülk
Hiyerarşik düzendeki yer- statü
Bolluk içinde bir yaşam,
Alım gücünün yüksek olması,
İsteklerin yerine gelmesi,
Güç, kudret, liderlik, özgürlük, güvende olma gibi algılar olduğunu gözlemliyorum.
Senin dünyanda, zenginlik & varlık ne anlama geliyor?
Sence, zengin & varlıklı insanların vasıfları neler olabilir?
Varlık Bilincinin Hayatımızda İnşası
Sevgili Dostum
Bugüne kadar yaptığım bireysel seanslarda, zengin ve başarılı insanla yaptığım çalışmalar kadar, bir o kadar da zengin olmak isteyen kişilerle çalıştım, diyebilirim.
Bu deneyimleri kadim bilgeliklerin ışığıyla birleştirdiğimde, bolluğa ve berekete bakış açılarımı, hayatımızdaki diğer konularda da uygulayabileceğin şekilde, seninle adım adım paylaşmak istiyorum.
Dualite & Öğrenme & Realite
Bir tohum toprakla buluştuğunda gizli hazinesini çatlatır ve o içindeki bilgiyi bitkiye dönüştürür, kim olduğunu bilir ve bildiğini gerçekleştirir.
Balık suyu bilirken, tavşan zıplayacağını, inek süt vereceğini, yılan sürüneceğini bilir.
Eskilerin tabiriyle Hissi kablel vuku denilen bu hal, doğadaki bütün canlılar için daha olmadan önce, ilahi kanaldan geleni, önsezi ile yapmalarını sağlar.
Bir istisna! İnsan…
İnsan, içsel rehberliği ile kim olduğunu bilse de dünyada sadece önsezi ile hareket etmez, edemez.
Onu sarmalayan çeşitlilik içinde kendi yoluna, akıl ve idrakle de karar verir.
Karar alırken;
Çevresinden gelen verileri duyu organları ile toplayan akıl, bilgileri işler.
Benzerliklerin ve zıtlıkların içinde ( dualite) kıyas metodu ile analizler yapar.
Yargılarla etiketler; İyi-doğru, zengin fakir…
En beğendiği öğretiler içinden karar alır, tercihler yapar.
Karar sonrasında;
Niyeti doğrultusunda çaba ve gayret gösterir
Harekete geçer.
Süreç yasası devreye girer, zaman geçer,
Sonuç ortaya çıkar.
Zihin yine devreye girer, Daha evvel öğrendiği ya da öğretildiği şekliyle sonucu yine etiketler.
Başarılı- başarısız, yeterli- yetersiz, şanslı- şansız… sıfatlarını sahiplenir.
Dualite içinde seçer, öğrendikleriyle bir gerçeklik oluşturur;
Kimileri zengin olmayı güvenli, güzel bulur ve onu gerçekliği olarak kabul eder. Kimleri de fakirliğin samimiyeti, sadakati, tevazuu getirdiğini düşünüp, fakirliği seçer.
Seçimleriyle;
Zengin servetine karşı şükrü, fakir yoksulluğuna karşı sabrı öğrenir.
Zengin olmakla gelen sorumluluklardan bunaltmak, fakirle gelen sıkıntılardan daralmak insana aynı şeyleri de öğretebilir.
Sonuç olarak kimin neyi öğrenmesi gerekiyor ise öğrenme gerçekleşene kadar da süreç - döngüler bir ömür boyu devam eder.
Hepsi yolumuzdaki keşifler ve hediyelerdir.
Sen içinde bulunduğun durumu hangi beğenilerle seçmiş olabilirsin?
Hangi konuyu öğrenmen için bugünkü hal yaratılmıştır?
Kendini Gerçeği ile Yüzleşme
Dualite dünyasında zıtlıklarla var olmak bir realitedir. Varlığın olması aynı anda yokluğun da yaratılmasını gerektirir. Bu realiteleri biz değiştiremeyiz.
Fakat etrafımızdaki gerçeklikler arasında;
Kendi gerçekliğimizi fark edebilir,
Değiştirilmesini talep edebilir,
Yeni gerçekliğimizin inşasına çalışabiliriz. Bu seçim gücü bize aittir.
Akıllı telefonların fabrika ayarları kişilerin tercihlerine, beğenilerine uygun özelleştirdiği gibi insanda düşüncelerini özelleştirebilir ve sürekli güncelleyebilir. Tabii bu konu hakkında bilgisi ve isteği varsa.
İnsan bir günde ortalama zeka kapasitesine göre(IQ) 1000-6000 arasında düşünce oluştur. Bu düşüncelerin;
Güvenli bulduklarını inançlara,
İnançları davranışlara,
Davranışları tekrarladıkça da bir gerçekliğe dönüştürür.
Gerçeklerin oluşturduğu kümeye ise yazgı, kader, hayat denir.
İnandıklarımızla Gelen Hayatımızdaki Realiteler;
“Para parayı çeker. Biz fakir doğduk, fakir öleceğiz.” Kabulleriyle oluşan fakirlik,
“ Para insanı bozar” İnancıyla ekilen, bozulmamak için fakir kal inancı,
Zor günler için kenara koyulan paraların, zor günleri çağırması yine taleplerimizle gelen cevaplardır.
Bollukla, zenginlikle ilgili çocukluğundan itibaren neler duydun, neler gördün, anne ve babanın paraya olan yaklaşımları nasıldı?
Bu inançlardan sen, hangilerini benimsedin?
Özgür İradeyi Anlamak
Yüzyıllar içinde insanların özgür iradeye ve seçimlerine ilişkin inançlarına bakıldığında üç temel özgür irade inanç sistemini görürüz.
İnsan seçimlerinde hür değildir. Tanrı karar verir.( Cebriye inancı)
İnsanlar her şeyi kendileri seçerler. Tamamen hürdürler.( Mutezile inancı)
Bazı konularda hür seçim yaparlar, bazı konularda ise hür değillerdir.
İlk iki yaklaşım tahmin edeceğiniz üzere uçları temsil eder.
Üçüncü yaklaşım ise dengeli bir bakış açısıdır. Bu anlayışa göre; insan hem hür ve özgürdür, kendi iradesini kullanır. Hem de külli irade ile çevrilidir. Her şey onunla ilgili değildir. Güneşin doğuşuna- batışına, kalp atışına, kanın dolaşımına, ya da bir başkasının seçimine müdahale edemez.
O halde külli irade ile cüzi iradenin alanlarını bilmek, kaderci bir yaklaşımla sorumluluk almaktan kaçtığımız yerlerde “ kaderde bu varmış, ne yapalım. Allah böyle istedi!” cehaletine düşmekten bizi alıkoyar.
Bugün hayatında olmasını istediğin, ama sahip olmadığın bir konu ile ilgili sorumluluklarını alıyor musunuz?
İstediğin şey kapını çalsa, onu karşılamaya hazır mısın?
Sonuçlar Her Koşulda Güzeldir
Kimi zaman sonuçlar istediğimiz gibi olmaz, kırılır, küser, inciniriz. Özellikle kader kurbanı gibi hissettiğimiz alanlarda ortaya çıkan sonuçları kötü görürüz.
Halbuki sistemin;
Bize garezi yoktur.
O, en güzel misafirini üzmek için hareket etmez.
O, en yüce şekliyle biz hazır olduğumuzda, yönetebileceğimiz en doğru zamanda ihtiyacımız olanı verir.
Belki yıllar içinde ortaya çıkacak bir hediyeyi bugünden bakınca göremeyiz, olabilir. Ama “ olaylar ya oluş itibarıyla güzeldir ya da sonuçlarıyla güzeldir” kuralınca olandaki hayra güvenmeyi seçebiliriz.
Kendi gerçeğimizle yüzleşme kısmında belirttiğim gibi bu sonuçları doğuran alttaki öğretilerimizin, inançlarımızın farkında olarak da kader kurbanlığından çıkabiliriz.
Sonuçları kötü gibi gözüken durumların altında pekiştireceğin dersleri bulabilir,
Güzel gördüğün sonuçlar için de teşekkürlerini yapabilirsin.
Günün niyeti;
Artık bana hizmet etmeyen zenginliğe ait bakış açılarımı serbest bırakmaya,
Bolluk ve bereketin yaradan tanımını idrak etmeye ve hayatımın her alanında yaşamaya,
Önsezi ile zihinsel bilişim arasındaki dengeyi kurmaya,
Kendi gerçekliğimi fark edip, irademin hakkını vererek yeni olanı hayatıma kolaylıkla geçirmeye,
Sonuçların her şeklide hayrıma olduğuna tüm kalbimle güvenmeye,
Yolda olmanın keyfiyle, kaşif ruhumun keşiflerine izin vermeye,
Ve
Seçimlerimin rahmani varlıklarla, en yüce şekilde kolaylaşmasına niyet ediyorum.
Sevgi ve Işıkla
Neslihan
